Let it be Art The Art of Transformation Acting Teachers of America
The solo performance play about Director / Drama Critic / Author
of “The Fervent Years” and Co-founder of The Group Theatre
HAROLD CLURMAN
NOW IN IT'S 11th INTERNATIONALLY ACCLAIMED YEAR!

   

Birak Sanat Olsun! Harold Clurman'in Yaşam Tutkusu

Birak Sanat Olsun! Amerikan Tiyatrosu’nun çehresini değiştiren ve hayati dolu yaşamanin sinirsiz tutkusunu taşiyan bir kişinin etkileyici öyküsüdür.

Oyun 1980 yilinda Harold Clurman’ın New York’taki apartman dairesinde geçer. Bahar ayılarının ilk günleri, bir öğleden sonra Clurman, Brooklyn Müzik-Tiyatro Akademisinde izlediği Shakespeare’in “Kiş Masali” oyunundan çikmiştir. Üç öğrencisiyle karşilaşir (biri asistanidir). Bu karşilaşmadan duyduğu sevinç ve heyecanla sohbete başlar ve onlar insanlik, tiyatro, hayat ve kendi yaşamina ilişkin sürükleyici bir yolculuğa çikarir.

Öyküsüne, New York’un doğusundaki çocukluk anılarını anlatarak başlar (1901 yılı doğumludur). Sonra Jacob Adler’le karşilaşırız (dönemin en önemli yiddish aktörüdür ve Clurman’ın üzerinde büyük etkisi vardir) 5 yaşında Jacob Adler’i izlemeye gider ve çok etkilenir. Columbia Üniversitesinden mezun olduktan sonra Paris’e gitmek için babasını ikna eder. Sorbornne’da eğitimine devam eder. Paris’te kuzeni Aaron Copland (sonraki yillarda Amerika’nın en önemli bestecisi olacaktır)ile aynı evi paylaşır. Clurman bize Paris’te, Shakespeare & Co. adlı kitapçıda okuyarak geçirdiği zamanlardan ve Ernest Hemingway, James Joyce, Ezra Pound gibi isimlerle karşılaşmasından bahseder. Ballet Ruse ‘da sürrealist ressam Max Ernst’ün boyadığı dekordan dolayi tiyatroda çikan “ayaklanmayi” anlatır. Bir yandan “ebedi kent” Paris’in büyüsünü tarif eder, bir yandan da Isadora Duncan’ı son gösterisinde dans ederken görmüş olma onurunu dile getirir.

Amerika’ya dönünce, Eugene O’Neill ve Edmond Jones’la çalışan devrimci “Provincetown Players” tiyatrosuna katılır. Bugün çok ünlü olan “Seven Americans” adlı sergiye katılır, burada Georgia O’Keefe’nin çalışmalarından çok etkilenir ve ünlü fotoğraf sanatçısı Alfred Stieglitz ile dostluk kurar. Daha sonra 1930’ların en önemli oluşumu olarak bilinen Theatre Guild’e katılır. Burada ünlü yönetmen ve oyunculuk hocasi Lee Strasberg ile tanışır. Lee Strasberg ve Cheryl Crawford’la birlikte “The Group Theatre”ı kurarlar. Böylece, Amerika’da ilk kez bir tiyatro grubu oyunculuk sanatını birlikte öğrenip bir yandan da yeni oyunlar üzerinde çalışmaya başlar.

Bu arada Clurman’in genç oyuncularla gerçekleştirdiği ilk ateşli konuşmaya şahit oluruz. Büyük bir coşkuyla oyunculara, bu yeni tiyatronun neden Amerika’daki diğer tiyatrolardan çok farklı olacağını ve bunun, şu an içinde vaşadıkları dönemde neden bu kadar önemli olduğunu anlatır. Enstrümanları, yani bedenleri üzerinde yapacakları çalışmalardan, bu çalışmalar aracılığıyla gerçek sanatçı olabileceklerinden ve ancak böyle olursa sanatlarıyla tiyatroyu ve dünyayı değiştirebileceklerini söyler.

Hayat dolu ve yetenekli oyuncu Stella Adler (Jacob Adler’in kızı) ile aralarında başlayan romantik arkadaşlık, Clurman’in yaşamında yeni bir sayfa açar. Stella’yi The Group Theatre’a katılmaya ikna eder. Hemen sonrasında, Clurman bize Amerika’nın en önemli tiyatro grubunun, The Group Theatre’in doğuşunu, gelişimini, onu benzersiz yapan özellikleri, ayakta kalma savaşını ve 1931-1940 yılları arasında Amerika’daki büyük ekonomik bunahım sırasında yarattığı başarıyı yaşatır.

Ardından, Clurman bizi (Stella Adler’le birlikte) Rusya’ya götürür. Orada Meyerhold ve Gordon Craig’le olan karşılaşmalarını ve Moscow Art Theatre’ı (Moskova Sanat Tiyatrosu’nu) anlatir. Sonra birlikte Paris’e giderler ve Constantin Stanislavsky ile karşılaşırız. (Bu Stella Adler’in yaşamının ve Amerikan oyunculuğunun dönüm noktasi olur). Clurman, Amerikan tiyatrosunun içinde bulunduğu durumu ve tiyatroyu değiştirmek için gereken cesareti anlatır. Amerika’ya, Group Theatre’a dönmeleriyle, Stella Adler ve Lee Strasberg arasındaki o “ünlü” yüzleşmeye şahit oluruz. Bu iki oyunculuk yöntemi arasındaki farkın ne öğreniriz. Clurman, bizimle oyuncular ve oyunculuk üzerine düşüncelerini paylaşır.

Clurman bize, Clifford Odets'in yazdığı “Waiting for Lefty” adh oyunun 5 Ocak 1935’deki ilk gösterisini, Amerikan tiyatro tarihinin bu en önemli akşamında yaşananları anlatir. Sonra ünlü bir yönetmen olarak, Londra, Japonya ve İsrail’deki deneyimleri ve bu deneyimlerden öğrendiklerini bir ders gibi bize öğretir. Clurman’t, Marlon Brando’yu oynayacağı ilk büyük role hazırlarken nasıl çalıştırdığını ve yönettiğini izleriz.

Ardından, Harold Clurman, Jacqueline Kennedy Onassis’le karşılaşmasını ve Washington D.C.’de, Kennedy Center’ın kurulmasındaki rolünü anlatır. J. Kennedy Onassis’i tiyatroya gitmeye davet eder, onlarla beraber bir taksiye biner, tiyatroda “Tartuffe”ü izleriz.

Ve Harold Clurman bize nasıl hep ileri gidebileceğimizi ve gelişebileceğimizi neşe ve tutkuyla anlatır.

Çev.: Ebru Gökdağ

Let it be Art!

 

 

 

© Copyright Ronald Rand 2003. All rights reserved.

  This site was designed by Doug Barron  –  Plaza desktop publishing.